Birleşik Krallık'ta Özürlüler Mevzuatı
Özürlüler Ayrımcılık Yasası
1995 yılında çıkarılan Özürlüler Ayırımcılık Yasası, çeşitli ortamlarda özürlü kimselerin karşılaştığı ayırımcılığı ele almakta ve sekiz bölümden oluşmaktadır.
Özellikle eğitim için geçerli olanlar:
-
Bölüm 1: Özürlüler Ayırımcılık Yasası dahilinde kullanılan özürlülük tanımı
-
Bölüm 2: İstihdama yönelik bölüm
-
Bölüm 4: Eğitimle ilgili bölüm.
Özürlülüğün Tanımı
Özürlüler Ayırımcılık Yasası’na göre özürlü, önemli ve uzun süreli fiziksel veya zihinsel bozukluk nedeniyle günlük yaşam aktivitelerini yerine getiremeyen kişi olarak tanımlanmaktadır.
1995 Özürlüler Ayırımcılık Yasası düzeltme ve kanun eki
Şu anda özürlü öğrencilere yapılan dört tür ayırımcılık yasaklanmış durumda:
1. Doğrudan ayırımcılık
Doğrudan ayırımcılık bir öğrencinin doğrudan özürlü olmasından kaynaklanan nedenlerle diğerlerine kıyasla aleyhte veya daha az tercih edilir bir tutumla karşı karşıya kalmasıyla ilgilidir. Örneğin görme özürlü bir öğrencinin gözleri görmediği için dersi tamamlayamayacağı düşünüldüğü için bilgisayar dersine kabul edilmemesi doğrudan ayırımcılıktır.
2. Makul düzenleme ihmali
Makul düzenleme yapmak özürlü kimsenin diğerlerine kıyasla dezavantajlı duruma düşmesi durumunda bir görevdir. Bu durumlarda eğitim sunanlar makul düzenlemeleri gerçekleştirerek dezavantajı ortadan kaldırmak zorundadır. Makul olan ve olmayanın tanımı ise tüm şartlara bağlıdır. Ancak görev gereği hazırlık düzenlemeleri yerine getirilmiş olmalıdır. Yani eğitim sunanların daha özürlü öğrenci başvurusu söz konusu bile olmadığı zaman çeşitli yetiyitimi durumlarına göre önceden ne şekilde düzenleme yapılması gerektiği konusunda hazırlık yapmış olmalıdır.
3. Dolaylı ayırımcılık
Dolaylı ayırımcılık, aslında görünüşte tarafsız görünen bir hüküm, kriter ya da uygulamanın özürlü bir kişiyi diğerlerine kıyasla daha dezavantajlı bir konuma sokması ve bunun nedenini açıklayan "haklı ve meşru bir gerekçe" olmamasıdır.
Buna bir örnek, yürüme özürü nedeniyle ancak değneklerle yürüyebilen bir öğrencinin güvenlik bahanesiyle sınıf gezisine katılmasına izin vermemektir. Öğrencinin katılmasına izin vermemek doğrudan özürle ilgili değil, güvenlikle ilgili bir konu. Bu ayırımcılığın hukuki olup olmadığı ise tamamen gerekçelendirilmesine bağlıdır.
4. Mağduriyet
Kendisine ayırımcılık yapıldığı için suçlamada bulunmuş, dava açmış veya ifade vermiş olmasından dolayı bir kişinin başkalarına kıyasla aleyhte bir tutumla karşı karşıya kalması anlamına gelir.
Mağduriyetin önlenmesi ise, bir kimsenin eşit muamele ilkesine uyulmasını sağlamak için yaptığı şikayet ya da mahkeme başvurusu üzerine aldığı tepki sonucu o kimsenin işvereni tarafından olumsuz bir muamele ya da akibete uğratacak ve mağdur olmaktan koruyacak gerekli önlemlerin alınmasıdır.
2005 Özürlüler Ayırımcılık Yasası
1995’te çıkarılan Özürlüler Ayırımcılık Yasası 2005 te bir değişikliğe uğramış, ve bu çerçevede Özürlülük Eşitlik Yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yükümlülük kamu kurumlarının proaktif bir yaklaşımla özürlülerin adil ve eşit muamele görmeleri ve kendilerine sunulan seçeneklerin ve başarılarının özürlü olmayan öğrencilerle aynı şekilde tanınmasının sağlanmasını şart koşar. İlgili Yasanın radikal kabul edilebilecek bu kısmı, sonuçları itibariyle özürlülerin kaynaştırılmasıyla ilgili olduğu kadar eşitliği ile de ilgildir.
Bu yükümlülüğün gündeme konması, hükümetin kaynaştırma uygulamalarında kamu sektörünün öncü konumunu pekiştirmek ve özürlülerle kaynaşmış bir toplum için örnek teşkil etmek istediğini göstermektedir. Kamu sektöründe eğitim sunanların bu amaçların gerçekleştirilmesine ve aynı zamanda kendi imajlarını ve prestijlerini de ilerletmeye yönelik ciddi potansiyeli bulunmakta.
Birleşik Krallık'taki Özürlüler Ayırımcılık Yasası'na ulaşmak için tıklayınız: Disability Discrimination Act (2005)





